Ozonla daha bakımlı ve sağlıklı yaşayın

Çalışma saatleri : : Hafta içi ve Cumartesi 09:00 - 19:00
  Telefon : : 0242 316 21 41 / 0544 316 21 41

Kategorideki Tüm Mesajlar: Çevre

ozon-terapi-tedavi

Oksijen eksikliği hastalığa davetiye çıkarıyor   

Dr. Figen Sayın Yıldıran, ozonun bazı hastalıkların tedavi aşamasında etkili olduğunu, hastalık sürecinde iyileşmeye katkı sağladığını belirtti. Farklı hastalıkların, değişik tanımlamalarla ifade edildiğini anlatan Dr. Figen Sayın Yıldıran, hastalıkların asıl temel nedeni üzerinde durulması gerektiğini hatırlattı. Dr. Yıldıran, bunun iki kez Nobel ödülü alan Alman bilim insanı Dr. Otto Warburg tarafından hücresel düzeyde hipoksi veya oksijen eksikliği olduğunu ortaya koymasıyla kanıtlandığını söyledi. Dr. Yıldıran, ozon ile kazandığımız sağlığımızın vücudumuzdaki etkilerini şöyle sıralandırdı:

– Doku ve hücrelerin oksijenizasyonunu artırır.

– Beyaz kan hücre sayısını artırır ve bağışıklık sistemini uyarır.

– Oksijenin dokulara verilmesini hızlandırır.

– Kandaki virüs, bakteri, maya, mantarları temizleyerek, vücuttaki toksinlerin atılması sağlanır.

– Kan akımını artırarak kan ve lenf sistemini temizler.

– Hormon ve enzim üretimini normalize eder.

– İnflamasyon ve ağrıyı azaltır.

– Oksijen sağlıklı hücrelerin yakıtıdır. Bakteri, virüs, mantar ve parazitlerin neden olduğu hastalıklar, AIDS, kanser, artrit mikropları aktif oksijen bulunan ortamda canlı kalamaz.

Dr. Figen Sayın Yıldıran, “Aktif oksijen içeren artmış kan dolaşımı beyin, karaciğer, böbrek gibi hayati organlarda hücre yenilenmeleri yapmaktadır. Yaşlılık sürecinin yavaşlatılmasında daha sağlıklı bir yaşam için de hastalık olmasa bile ozon tedavisi almak yararlıdır” dedi.

Devamını Oku

Fıtığın küçülmesini sağlar

Günümüzde ozon terapi, birçok hastalığa karşı vücudu daha dirençli kılmak için tedavi yöntemleri arasında tercih edilmektedir.

Bel fıtığında ozon tedavisi, tedavi seçenekleri arasında çok tercih edilenlerden biridir. Herhangi bir yan etki ya da risk taşımamakta, tedavide narkoza ve hastanede yatışa gerek kalmadan, kişi tedavisi tamamlandıktan 1-2 saat sonra günlük yaşantısına geri dönebilir. Dr. Figen Sayın Yıldıran, “Bel fıtığı, eğer erken teşhis ile tedavi edilirse cerrahi müdahale gerektirmeyen bir hastalıktır. Erken teşhis edilen uygun hastalarda, fıtıklaşmış disk içine ozon tedavisi (ozon nükleolizis) tedavisi uygulanmaktadır. Ozon, merkezdeki basınç artışına bağlı olarak sinir köküne doğru fıtıklaşmış olan diskin hücresel yapısında büzüşmeye neden olarak, disk içindeki basıncın azalmasını ve fıtığın küçülmesini sağlar” dedi.

Ozonun sahip olduğu ödem çözücü ve ağrı kesici etki ile de sinirin üzerindeki ödeme bağlı ağrının ortadan kaldırılması mümkün olduğunu belirten Dr. Figen Sayın Yıldıran, “Uygulanan tedavi ile fıtık hacmi küçülür ve bacaklara giden sinirler üzerindeki baskı ortadan kalkar” diye konuştu.

Devamını Oku

Ozon ile sigara bağımlılığına son verin

Sigaranın zararlı olduğunu bildiğimiz halde bu üründen uzaklaşmak pek kolay olmuyor. Bunun nedeni nikotinin bedenimizde yarattığı bağımlılıktır. Bu bağımlılığa beş duyuyu meşgul ederek kişiyi oyalayan sigaranın yarattığı psikolojik alışkanlığı da ilave edebiliriz.

Nikotin Bağımlılığı
1- Özellikle akciğer kanserlerinin oluşumunda büyük rol oynar (içmeyenlere nazaran 2–3 kat daha fazla risk vardır.)
2- Dokulara oksijen ulaşımını azaltır %15–33. Bu da kalp krizleri, beyin iskemik ataklarını düşük doğum ağırlığı ve hatta hamilelerde düşük yapmaya neden olabilir.
3- Kolesterol seviyesini ve diğer bazı yağ fraksiyonlarını artırarak enfarktüs riskini artırabilir.
4- Damarlar üzerine vazokonstrüktör etki yaparak sistemik tansiyonun yükselmesine ayrıca buna bağlı olarak ayak ülserlerinin oluşumuna ve arteriel damar yetmezlik ve tıkanmalarına neden olabilir.(Burger Hastalığı)
5- Diabetes Mellitus da varsa sinir ve böbrek hastalıklarını artırıcı rol alır.
6- Gribal ve akciğer enfeksiyonlarına yatkınlık
7- Ağız, boğaz, larenx ve mesane kanserlerine predispozan faktördür.
8- Kan şekerini artırıcı özelliği vardır.
9- Erkeklerde impotansa neden olabilir.

Nikotinden kurtulmak neden zordur?
1-Nikotin yüksek derecede organik bağımlılık yapar. Dolayısıyla sigara bırakmaya bağlı yoksunluk belirtileri fazladır. Bunlar:
• Anksiyete
• Terleme
• çok çabuk irritable olma
• Baş ağrısı
• İshal
• Konstipasyon
• Yorgunluk
• Baş dönmesi
• Uykusuzluk
• Dilde ve başta uyuşma, boşluk veya şişme hissi
• Konsantrasyon azlığı
• Dikkat eksikliği
• Tüm bu belirtiler bırakmayı müteakip ertesi gün ortaya çıkar.

2- Birçok insan sigaraya psikolojik bağlıdır. Bağımlılar sigarayla sanki günlük diş fırçalamak veya yüz yıkamak gibi rutin bir ilişki içine girerler.
• Sabah kalkmasına yardımcı olduğunu düşünür.
• Üzgün veya mutlu olduğu zaman onunla paylaşma ihtiyacı duyar.
• Kendini rahatlattığını düşünür.

Sigarayı bırakan bir insanın vücudunda ne gibi olumlu gelişmeler olur?

20 dakika sonra tansiyon ve nabız normale döner.
8 saat sonra vücut kendini yenilemeye başlar. Kan oksijeni normal düzeye çıkar.
24 saat sonra kalp krizi riski azalmaya başlar. 1 yıl sonra yarıya düşer.
48 saat sonra duyu organları iyi çalışmaya başlar. Tat ve koku duyusu düzelir. Cilt kendini yeniler.
72 saat sonra Akciğer kapasitesi artar, solunum rahatlar.
2 hafta sonra efor kapasitesi artar (Yürüme, merdiven çıkma…).
1-9 ay içinde akciğer hücreleri yenilenir. Akciğer hastalıkları (zatürre gibi) riski azaltır. Öksürük, nefes darlığı düzelir.
5 yıl sonra ağız, boğaz, yemek borusu kanserleri riski yüzde 50 azalır.
Pankreas, mesane, rahim kanseri riski azalır.
Sindirim sistemi ülseri riski azalır.
Sigara gebelikten önce ya da gebeliğin ilk 3 ayında bırakılırsa erken doğum riski ve düşük doğum kilolu bebek doğurma riski, içmeyenlerdeki düzeye iner.
Koroner kalp hastalığı riski sigaranın bırakılmasından 15 yıl sonra sigara içmeyenlerin düzeyine iner.

Aynı evde yaşayan küçük çocuklar ve bebeklerin, solunum yolu hastalıklarına yakalanma riski azalır.

Nikotin ve diğer bağımlılık yaratan maddeler beyinde mutluluk hormonu dediğimiz endorfin veseratonin salınımını artırır. Ozon terapi ile de mutluluk hormonu artar dolayısıyla nikotine ihtiyaç kalmaz. Gerek endorfini artırması gerekse sağladığı detoksifikasyon ile Yoksunluk Sendromu ortadan kalkmaktadır. Böbreğin 24 saatte attığı toksini 20 dakikalık ozon kabin uygulamasında atabilmekteyiz. Vücutta nikotin yükü azaldıkça bağımlılık azalmakta, sigarayı bırakma kolaylaşmaktadır.

Devamını Oku

Bağışıklık sistemini güçlendiriyor

Dr. Figen Sayın Yıldıran, günümüzde pek çok hastalığın iyileşme sürecinde olumlu etkisi olduğu için ozon terapisinin daha kullanılmaya başlandığını belirtti. Dr. Yıldıran, uygulamanın olumlu sonuçlar verdiğini, aynı zamanda birçok hastalığın oluşmasını önlemede de ciddi bir rol üstlendiğini kaydetti.

Dr. Yıldıran, “8-10 seanslık bir tedavinin ardından ayda bir ya da iki ayda bir hatırlatma dozuyla zinde kalmak mümkün oluyor. Dolayısıyla ozon terapisinin sağlıklı bireylerde veya hastalarda, enerjik ve zindelik hali oluşturmak için de uygulanabilen tamamlayıcı bir tedavi yöntemi olduğunu söyleyebiliriz” diye konuştu.

Ozon tedavisinin uygulandığı durumlar

  • Kronik yorgunlukta, akut enfeksiyonlarda, bağışıklık sisteminin düşkün olduğu durumlarda yöntem uygulanabiliyor.
  • Toplumda da yaygın bir hastalık olan genital uçuktan sonra ortaya çıkan ağrılarda uygulanan ilk terapiden sonra, ağrıda 36-48 saat içinde yüzde 70 oranlarında gerileme görülüyor.
  • Diyabetik ayakta ozon terapisinden sonra iyileşme hızında bir hafta içinde yüzde 42 artış gözlemlenebiliyor.
  • Yanık tedavilerinde de kullanılabilen ozon terapide 2’nci ve 3’üncü derece yanıklarda 4’üncü haftadan sonra ciddi iyileşmeler gözlemleniyor.

 

Devamını Oku

Migren ağrıları için ozon

Bireylerin günlük aktivitelerini yapmasını engelleyen ve kişiyi sosyal yaşamdan soyutlayabilen bu ağrılarda tedaviyle yaşanan problemin kaynağına inilmesi mümkündür. Dünya Sağlık Örgütü’nün raporuna göre; baş ağrısı nedeniyle doktora başvuran hastaların yüzde 30’u migren, yüzde 35’i gerilim tipi baş ağrısı, yüzde 12’si ise migren ve gerilim tipi baş ağrısından şikayetçi olduğu ortaya çıkmıştır.

Yüzde 6 oranında da aşırı ilaç kullanımı nedeni ile baş ağrısı yaşanmaktadır. Bu ağrıların kökenine indiğimiz zaman bunun migren ağrıları olduğu anlaşılmaktadır. Yani baş ağrısı yakınması ile doktora giden her 5 hastadan 4’ünün migren ve gerilim tipi baş ağrısında şikayetçi olduğu görülmektedir.

Migren hastalarına tamamlayıcı tıp bağlamlı olarak ozon tedavisini uygulanır. Hasta doktora birçok ilaç kullanmış olarak geliyor. Kullanmaya da devam ediyor ve bir türlü baş ağrıları geçmiyor. Ozonla kombine edilen bu tedavilerde, baş ağrıları kalıcı olarak ortadan kalkıyor. Bilindiği gibi ozon; aktif oksijen olduğu için toplardamar­larda büzüşme yapıyor. Deri oksi­jeni daha iyi hissediyor ve dolayı­sıyla, oksijen koklamak bile bazı nöbetlerde etkili oluyor. Kandan verildiğinde, kanda sürekli migreni engelleyen bir tedavi şekli olarak dikkat çekiyor. Yapılan çalışmalar, ozon tedavisinin yüzde 40 oranında migreni ortadan kaldırdığını ortaya koyuyor.

 

Devamını Oku