Ozonla daha bakımlı ve sağlıklı yaşayın

Çalışma saatleri : : Hafta içi ve Cumartesi 09:00 - 19:00
  Telefon : : 0242 316 21 41 / 0544 316 21 41

Tüm Mesajlar Tagged: akut

ayak-karincalanma-uysma

Uyuşma ve karıncalanma oluyorsa!..

Son yıllarda bazı hastalıkların tedavisinde rutin yöntemlere yardımcı olarak ozon terapisi, tercih ediliyor. Daha çok oksijen terapisi olarak adlandırılan bu tedavi; deri hastalıklarından enfeksiyon hastalıklarına kadar birçok durumda hekimlerin önerisi doğrultusunda tedavi sürecinin önemli bir kısmında yer alabiliyor. Günümüzde hareketsiz bir hayat tarzının yaşam koşullarından dolayı benimsendiğini belirten Dr. Figen Sayın Yıldıran, ozon tedavisinde en sık kullanıldığı bir hastalık türevi dolaşım bozukluklarının önde geldiğini söyledi.

Dr. Yıldıran, özellikle diyabet hastası bireylerde görülen ayak bölgesindeki uyuşma, karıncalanma, üşüme ve ağrı gibi rahatsız edici sorunların hastalığa neden olduğunu kaydetti. Dolaşım bozukluğundan kaynaklanan bu hastalarda ozon tercihinin önemli olduğuna vurgu yapan Dr. Yıldıran, bu süreçte uygulamaların tedaviye destek olacağını dile getirdi.

Devamını Oku
hypertension-doktor-saglik

Hipertansiyon ve ozon terapi

Toplumda en çok görülen hastalıklardan biridir hipertansiyon. Özellikle ileri yaşlarda çok sık görülür. İdeal kilo aralığının dışında olmak, genetik faktörler, beslenme alışkanlıkları gibi pek çok sebepten kaynaklanabilir.
Dolaşım esnasında kanın, damar çeperine yapmış olduğu basınca kan basıncı adı verilmektedir. Atardamarlarda meydana gelen bu basınç, halk dilinde tansiyon olarak bilinmektedir. Normal kan basıncı, dokuların kanlanmasını sağlayacak kadar yüksek; doku ve organlara zarar vermeyecek kadar düşük olmalıdır.

Hipertansiyon, genellikle fark edilmediğinde kalp, beyin, böbrek, göz ve damarlarda hasarla sonuçlanan komplikasyonlara kadar gidebilen; kan basıncının olması gerekenden daha yüksek olduğu kronik bir durumdur.
Hipertansiyona neden olan bir çok risk faktörü vardır. Bunlar genetik, obezite, yaş, aşırı alkol ve sigara tüketimi, kolesterol yüksekliği, yüksek tuz tüketimi, hareketsiz yaşam, kişilik yapısı ve ırk gibi durumlardır. Günümüzde tansiyon olarak bilinen yüksek kan basıncı, bugün birçok hastalığın neden olduğu, yaşam kalitesini ve günlük yaşamı etkileyen ve hatta yaşamı tehdit eden önemli bir rahatsızlıktır. Hipertansiyon vakalarının çoğunluğunda (yüzde 90’ından fazlası) sebebi belirlenemediğinden “esansiyel hipertansiyon” olarak adlandırılır. Geri kalan yaklaşık yüzde 10’luk kesim ise böbrek hastalıkları veya hormonal hastalıklar gibi durumlar sonucunda hipertansiyona (sekonder hipertansiyon) yakalanırlar. Hipertansiyon hastalarının tedavisi, ilgili dahiliye kliniğinde veya kardiyoloji bölümünde değerlendirilir. İlaç tedavileri düzenlenir. Bu tedavilere mutlaka düzenli olarak devam edilmelidir.

Bu tedavilerde genel yaklaşım damarları genişletmek ve kan basıncını düşürmektir. Bu amaçla hipertansiyon hastaları ömürleri boyunca damarları genişleten ilaçlar kullanmak zorunda kalabilirler. Vücudumuzda tüm organlar damarlar yoluyla beslendiği için hipertansiyon tüm organları etkiler. Ve organlara zarar verir.

Ozon tedavisi hipertansiyon hastaları için güçlü bir destek tedavisidir. Dolaşımı düzenleyerek damarın genişlemesini sağlayarak, damar üzerinde oluşan basıncın organlarda oluşturduğu zararlı etkiyi iyileştirir. Aynı zamanda damar ve organlarda hasar oluşmasını önlemeye katkı sunar. Dolaşımı düzenler, kanın akışkanlığını artırır. Organların en küçük hücre düzeyinde kanlanmasını artırır. Antioksidan etki ile hücre düzeyinde rejenerasyonu destekler. Ozon bunları yaparken, ayrıca vücutta homeostasis denilen bir denge sağlayarak hormon salınımını da düzenler. Yapılan çalışmalar ozon tedavisi alan hastaların kullandıkları ilaç sayısını azalttıklarını göstermektedir. Doğru medikal tedavilerle, destek tedavileriyle ve yaşam tarzını değiştirerek ilaçsız bir yaşamın hayal olmadığını söyleyebiliriz.
Bütün bunların sonucunda hipertansiyon hastalarına medikal ilaç tedavilerinin yanında, 12 seans major ozon tedavisini de öneriyoruz. Daha sonraki süreçte ayda bir seans şeklinde tedaviye devam edilmelidir. Ayrıca stressiz ve doğru beslenme hedefli bir yaşam tarzının tedavinin önemli adımlarından biri olduğu unutulmamalıdır.

Devamını Oku

Fıtığın küçülmesini sağlar

Günümüzde ozon terapi, birçok hastalığa karşı vücudu daha dirençli kılmak için tedavi yöntemleri arasında tercih edilmektedir.

Bel fıtığında ozon tedavisi, tedavi seçenekleri arasında çok tercih edilenlerden biridir. Herhangi bir yan etki ya da risk taşımamakta, tedavide narkoza ve hastanede yatışa gerek kalmadan, kişi tedavisi tamamlandıktan 1-2 saat sonra günlük yaşantısına geri dönebilir. Dr. Figen Sayın Yıldıran, “Bel fıtığı, eğer erken teşhis ile tedavi edilirse cerrahi müdahale gerektirmeyen bir hastalıktır. Erken teşhis edilen uygun hastalarda, fıtıklaşmış disk içine ozon tedavisi (ozon nükleolizis) tedavisi uygulanmaktadır. Ozon, merkezdeki basınç artışına bağlı olarak sinir köküne doğru fıtıklaşmış olan diskin hücresel yapısında büzüşmeye neden olarak, disk içindeki basıncın azalmasını ve fıtığın küçülmesini sağlar” dedi.

Ozonun sahip olduğu ödem çözücü ve ağrı kesici etki ile de sinirin üzerindeki ödeme bağlı ağrının ortadan kaldırılması mümkün olduğunu belirten Dr. Figen Sayın Yıldıran, “Uygulanan tedavi ile fıtık hacmi küçülür ve bacaklara giden sinirler üzerindeki baskı ortadan kalkar” diye konuştu.

Devamını Oku

Bağışıklık sistemini güçlendiriyor

Dr. Figen Sayın Yıldıran, günümüzde pek çok hastalığın iyileşme sürecinde olumlu etkisi olduğu için ozon terapisinin daha kullanılmaya başlandığını belirtti. Dr. Yıldıran, uygulamanın olumlu sonuçlar verdiğini, aynı zamanda birçok hastalığın oluşmasını önlemede de ciddi bir rol üstlendiğini kaydetti.

Dr. Yıldıran, “8-10 seanslık bir tedavinin ardından ayda bir ya da iki ayda bir hatırlatma dozuyla zinde kalmak mümkün oluyor. Dolayısıyla ozon terapisinin sağlıklı bireylerde veya hastalarda, enerjik ve zindelik hali oluşturmak için de uygulanabilen tamamlayıcı bir tedavi yöntemi olduğunu söyleyebiliriz” diye konuştu.

Ozon tedavisinin uygulandığı durumlar

  • Kronik yorgunlukta, akut enfeksiyonlarda, bağışıklık sisteminin düşkün olduğu durumlarda yöntem uygulanabiliyor.
  • Toplumda da yaygın bir hastalık olan genital uçuktan sonra ortaya çıkan ağrılarda uygulanan ilk terapiden sonra, ağrıda 36-48 saat içinde yüzde 70 oranlarında gerileme görülüyor.
  • Diyabetik ayakta ozon terapisinden sonra iyileşme hızında bir hafta içinde yüzde 42 artış gözlemlenebiliyor.
  • Yanık tedavilerinde de kullanılabilen ozon terapide 2’nci ve 3’üncü derece yanıklarda 4’üncü haftadan sonra ciddi iyileşmeler gözlemleniyor.

 

Devamını Oku