Ozonla daha bakımlı ve sağlıklı yaşayın

Çalışma saatleri : : Hafta içi ve Cumartesi 09:00 - 19:00
  Telefon : : 0242 316 21 41 / 0544 316 21 41

Tüm Mesajlar Tagged: ilac

Ozon detoksta etkili bir yöntem

Ozon tedavisi, son yıllarda yaşlanmayı önlemeden (anti aging) diyabet tedavisine kadar her derde deva tedavi yöntemi olarak tercih edilmeye başladı. Uygulamanın yararlarından bahseden Dr. Figen Sayın Yıldıran, “Ozon uygulaması, saf ozon ve oksijenin karışımıyla yapılıyor. Ozon konsantrasyonu değişik oranlarda ayarlanabiliyor. Uygulama, kişinin damarından alınan 50-100 ml kan ozonlanıp tekrar damardan verilmesi şeklinde gerçekleşiyor” dedi.

Yağ dokularında depolanan toksinler, kimyasalların ve gıda koruyucuların sağlıklı doku ve hücreleri yok ettiğine değinen Dr. Figen Sayın Yıldıran, “Bu durum hem bir çok hastalığın hem de yaşlanmanın sebebidir. Ozon ile detoks toksinleri vücuttan uzaklaştıran bir tedavidir. Soluduğumuz hava, yediklerimiz ve içtiğimiz su toksinler ve kirletici maddeler yavaşça vücudumuza girerler ve cildimiz vasıtası ile emilirler. Ozon terapi temizleyici bir sistem gibi çalışarak vücuttaki detoksa (zehirden arındırma işlevine) yardımcı olur” diye konuştu.

Devamını Oku
hypertension-doktor-saglik

Hipertansiyon ve ozon terapi

Toplumda en çok görülen hastalıklardan biridir hipertansiyon. Özellikle ileri yaşlarda çok sık görülür. İdeal kilo aralığının dışında olmak, genetik faktörler, beslenme alışkanlıkları gibi pek çok sebepten kaynaklanabilir.
Dolaşım esnasında kanın, damar çeperine yapmış olduğu basınca kan basıncı adı verilmektedir. Atardamarlarda meydana gelen bu basınç, halk dilinde tansiyon olarak bilinmektedir. Normal kan basıncı, dokuların kanlanmasını sağlayacak kadar yüksek; doku ve organlara zarar vermeyecek kadar düşük olmalıdır.

Hipertansiyon, genellikle fark edilmediğinde kalp, beyin, böbrek, göz ve damarlarda hasarla sonuçlanan komplikasyonlara kadar gidebilen; kan basıncının olması gerekenden daha yüksek olduğu kronik bir durumdur.
Hipertansiyona neden olan bir çok risk faktörü vardır. Bunlar genetik, obezite, yaş, aşırı alkol ve sigara tüketimi, kolesterol yüksekliği, yüksek tuz tüketimi, hareketsiz yaşam, kişilik yapısı ve ırk gibi durumlardır. Günümüzde tansiyon olarak bilinen yüksek kan basıncı, bugün birçok hastalığın neden olduğu, yaşam kalitesini ve günlük yaşamı etkileyen ve hatta yaşamı tehdit eden önemli bir rahatsızlıktır. Hipertansiyon vakalarının çoğunluğunda (yüzde 90’ından fazlası) sebebi belirlenemediğinden “esansiyel hipertansiyon” olarak adlandırılır. Geri kalan yaklaşık yüzde 10’luk kesim ise böbrek hastalıkları veya hormonal hastalıklar gibi durumlar sonucunda hipertansiyona (sekonder hipertansiyon) yakalanırlar. Hipertansiyon hastalarının tedavisi, ilgili dahiliye kliniğinde veya kardiyoloji bölümünde değerlendirilir. İlaç tedavileri düzenlenir. Bu tedavilere mutlaka düzenli olarak devam edilmelidir.

Bu tedavilerde genel yaklaşım damarları genişletmek ve kan basıncını düşürmektir. Bu amaçla hipertansiyon hastaları ömürleri boyunca damarları genişleten ilaçlar kullanmak zorunda kalabilirler. Vücudumuzda tüm organlar damarlar yoluyla beslendiği için hipertansiyon tüm organları etkiler. Ve organlara zarar verir.

Ozon tedavisi hipertansiyon hastaları için güçlü bir destek tedavisidir. Dolaşımı düzenleyerek damarın genişlemesini sağlayarak, damar üzerinde oluşan basıncın organlarda oluşturduğu zararlı etkiyi iyileştirir. Aynı zamanda damar ve organlarda hasar oluşmasını önlemeye katkı sunar. Dolaşımı düzenler, kanın akışkanlığını artırır. Organların en küçük hücre düzeyinde kanlanmasını artırır. Antioksidan etki ile hücre düzeyinde rejenerasyonu destekler. Ozon bunları yaparken, ayrıca vücutta homeostasis denilen bir denge sağlayarak hormon salınımını da düzenler. Yapılan çalışmalar ozon tedavisi alan hastaların kullandıkları ilaç sayısını azalttıklarını göstermektedir. Doğru medikal tedavilerle, destek tedavileriyle ve yaşam tarzını değiştirerek ilaçsız bir yaşamın hayal olmadığını söyleyebiliriz.
Bütün bunların sonucunda hipertansiyon hastalarına medikal ilaç tedavilerinin yanında, 12 seans major ozon tedavisini de öneriyoruz. Daha sonraki süreçte ayda bir seans şeklinde tedaviye devam edilmelidir. Ayrıca stressiz ve doğru beslenme hedefli bir yaşam tarzının tedavinin önemli adımlarından biri olduğu unutulmamalıdır.

Devamını Oku

Ozon ile antioksidan etkisi

Günümüzde ozon tedavisi vücudumuzda iki güçlü potansiyeli olan “antioksidan” ve “antiinflamatuar” potansiyellerini kullanan ve tüm vücutta bir alarm reaksiyonuna neden olarak vücudu hastalıklar karşısında güçlendiren bir tedavi yöntemidir.

Dr. Figen Sayın Yıldıran, son yıllarda yapılan araştırmaların ozon tedavisinin pek çok yönden vücudunun kendi tedavi edici potansiyellerine katkısı olduğunu ortaya koyduğunu belirtti. Kana karıştırılan ozon/oksijen karışımı moleküller ve hücrelerle hızla reaksiyon girdiğini anlatan Dr. Figen Sayın Yıldıran, “Bu uygulama bazı reaksiyonlar başlamasını sağlar. Kan yolu ile yapılan bu tedavinin etkileri de oldukça hızlı olarak tedaviye katkı sağlamasıyla belirgin bir şekilde ortaya çıkar. Antioksidan enzim seviyeleri ozon tedavisine başladıktan yaklaşık 45 gün sonra artar. Bu şekilde bağışıklık sistemi de güçlenir” diye konuştu.

Devamını Oku

Fıtığın küçülmesini sağlar

Günümüzde ozon terapi, birçok hastalığa karşı vücudu daha dirençli kılmak için tedavi yöntemleri arasında tercih edilmektedir.

Bel fıtığında ozon tedavisi, tedavi seçenekleri arasında çok tercih edilenlerden biridir. Herhangi bir yan etki ya da risk taşımamakta, tedavide narkoza ve hastanede yatışa gerek kalmadan, kişi tedavisi tamamlandıktan 1-2 saat sonra günlük yaşantısına geri dönebilir. Dr. Figen Sayın Yıldıran, “Bel fıtığı, eğer erken teşhis ile tedavi edilirse cerrahi müdahale gerektirmeyen bir hastalıktır. Erken teşhis edilen uygun hastalarda, fıtıklaşmış disk içine ozon tedavisi (ozon nükleolizis) tedavisi uygulanmaktadır. Ozon, merkezdeki basınç artışına bağlı olarak sinir köküne doğru fıtıklaşmış olan diskin hücresel yapısında büzüşmeye neden olarak, disk içindeki basıncın azalmasını ve fıtığın küçülmesini sağlar” dedi.

Ozonun sahip olduğu ödem çözücü ve ağrı kesici etki ile de sinirin üzerindeki ödeme bağlı ağrının ortadan kaldırılması mümkün olduğunu belirten Dr. Figen Sayın Yıldıran, “Uygulanan tedavi ile fıtık hacmi küçülür ve bacaklara giden sinirler üzerindeki baskı ortadan kalkar” diye konuştu.

Devamını Oku

Ozon ile sigara bağımlılığına son verin

Sigaranın zararlı olduğunu bildiğimiz halde bu üründen uzaklaşmak pek kolay olmuyor. Bunun nedeni nikotinin bedenimizde yarattığı bağımlılıktır. Bu bağımlılığa beş duyuyu meşgul ederek kişiyi oyalayan sigaranın yarattığı psikolojik alışkanlığı da ilave edebiliriz.

Nikotin Bağımlılığı
1- Özellikle akciğer kanserlerinin oluşumunda büyük rol oynar (içmeyenlere nazaran 2–3 kat daha fazla risk vardır.)
2- Dokulara oksijen ulaşımını azaltır %15–33. Bu da kalp krizleri, beyin iskemik ataklarını düşük doğum ağırlığı ve hatta hamilelerde düşük yapmaya neden olabilir.
3- Kolesterol seviyesini ve diğer bazı yağ fraksiyonlarını artırarak enfarktüs riskini artırabilir.
4- Damarlar üzerine vazokonstrüktör etki yaparak sistemik tansiyonun yükselmesine ayrıca buna bağlı olarak ayak ülserlerinin oluşumuna ve arteriel damar yetmezlik ve tıkanmalarına neden olabilir.(Burger Hastalığı)
5- Diabetes Mellitus da varsa sinir ve böbrek hastalıklarını artırıcı rol alır.
6- Gribal ve akciğer enfeksiyonlarına yatkınlık
7- Ağız, boğaz, larenx ve mesane kanserlerine predispozan faktördür.
8- Kan şekerini artırıcı özelliği vardır.
9- Erkeklerde impotansa neden olabilir.

Nikotinden kurtulmak neden zordur?
1-Nikotin yüksek derecede organik bağımlılık yapar. Dolayısıyla sigara bırakmaya bağlı yoksunluk belirtileri fazladır. Bunlar:
• Anksiyete
• Terleme
• çok çabuk irritable olma
• Baş ağrısı
• İshal
• Konstipasyon
• Yorgunluk
• Baş dönmesi
• Uykusuzluk
• Dilde ve başta uyuşma, boşluk veya şişme hissi
• Konsantrasyon azlığı
• Dikkat eksikliği
• Tüm bu belirtiler bırakmayı müteakip ertesi gün ortaya çıkar.

2- Birçok insan sigaraya psikolojik bağlıdır. Bağımlılar sigarayla sanki günlük diş fırçalamak veya yüz yıkamak gibi rutin bir ilişki içine girerler.
• Sabah kalkmasına yardımcı olduğunu düşünür.
• Üzgün veya mutlu olduğu zaman onunla paylaşma ihtiyacı duyar.
• Kendini rahatlattığını düşünür.

Sigarayı bırakan bir insanın vücudunda ne gibi olumlu gelişmeler olur?

20 dakika sonra tansiyon ve nabız normale döner.
8 saat sonra vücut kendini yenilemeye başlar. Kan oksijeni normal düzeye çıkar.
24 saat sonra kalp krizi riski azalmaya başlar. 1 yıl sonra yarıya düşer.
48 saat sonra duyu organları iyi çalışmaya başlar. Tat ve koku duyusu düzelir. Cilt kendini yeniler.
72 saat sonra Akciğer kapasitesi artar, solunum rahatlar.
2 hafta sonra efor kapasitesi artar (Yürüme, merdiven çıkma…).
1-9 ay içinde akciğer hücreleri yenilenir. Akciğer hastalıkları (zatürre gibi) riski azaltır. Öksürük, nefes darlığı düzelir.
5 yıl sonra ağız, boğaz, yemek borusu kanserleri riski yüzde 50 azalır.
Pankreas, mesane, rahim kanseri riski azalır.
Sindirim sistemi ülseri riski azalır.
Sigara gebelikten önce ya da gebeliğin ilk 3 ayında bırakılırsa erken doğum riski ve düşük doğum kilolu bebek doğurma riski, içmeyenlerdeki düzeye iner.
Koroner kalp hastalığı riski sigaranın bırakılmasından 15 yıl sonra sigara içmeyenlerin düzeyine iner.

Aynı evde yaşayan küçük çocuklar ve bebeklerin, solunum yolu hastalıklarına yakalanma riski azalır.

Nikotin ve diğer bağımlılık yaratan maddeler beyinde mutluluk hormonu dediğimiz endorfin veseratonin salınımını artırır. Ozon terapi ile de mutluluk hormonu artar dolayısıyla nikotine ihtiyaç kalmaz. Gerek endorfini artırması gerekse sağladığı detoksifikasyon ile Yoksunluk Sendromu ortadan kalkmaktadır. Böbreğin 24 saatte attığı toksini 20 dakikalık ozon kabin uygulamasında atabilmekteyiz. Vücutta nikotin yükü azaldıkça bağımlılık azalmakta, sigarayı bırakma kolaylaşmaktadır.

Devamını Oku